3 Zi'l-ka'de 1435 | 29 Ağustos 2014

 

          ÜYE BİLGİLERİ

Kullanıcı  Adı

Şifre

Yeni Üyelik
Şifremi Unuttum

          KATEGORİLER

          ALBÜMLER

          SAYAÇ

Sayac
Tekil (Bugün) 20
Toplam 221450
En Fazla 882
Ortalama 134
Üye Sayısı 48
Bugün Üye Olan 0
         Makaleleri

Çocuklar gülüyordu biz kente el sallarken.

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Çocuklar gülüyordu biz kente el sallarken. Altın rengi saçlarınızda memleketimden esen rüzgarların kokusu vardı çocuklar.Ne de mutluydunuz adına ev dediğiniz barakanın yağmuru yavaşlatmaktan başka bir işe yaramayan çatısının altında. Atlarınız vardı eyersiz, oyuncaklarınız vardı zeytin yağı tenekesinden… Ama hayalsiz bir şehrin taş yolları olan uzak bir dağ köyünde yaşıyordunuz. Gurbetten dönen babanızı karşılar gibi sarıldınız boynumuza, Bakışlarınız samimiydi, Dokunuşlarınız yürekten Oysa yaşadığınız şehir acıyla anılır olalı yaşınızdan çok zaman geçmişti. Srebrenica’da ağaçlara ve çiçeklere sinmiş kasvetin kokusunu siz bilmezsiniz çocuklar.Siz Sırp okullarında Sırp öğretmenlerin pis Türkler!!! hakaretlerini bilirsiniz, tarih kitaplarında barbar Müslümanlar! Diye okutulan yalan bir tarih öğretilir size. Yaşadığınız şehrin bir Sırp şehri olduğunun çok az insan tarafından bilindiği bir ülkeden gelmiştim. 8372 mahsum insanın katlini ve Sırp kasabı Mladiç’i tanıyordum sadece.Evini bahçesinde oynarken evine düşen top mermisiyle anne ve babasını kaybeden sekiz yaşında ki bir çocuğu ne kadar anlayabilirdim ki. Anlaşılması ve anlatılması o kadar zor acılara şahit olmuştum ki bu ülkede 15 yıldır kendisine tecavüz eden çetnikle aynı otobüs durağından işe gidip gelen bir kadının yaşadıklarını sizlere hangi kelimelerle anlatabilirim.Potoçari’de bastığım heryer de yankılanan çığlıkları nasıl ifade edebilirim. Visoko’da Gradska Groblja da (katledilip toplu mezarlara gömülen insanların DNA testiyle kimliklerinin tespit edildiği merkez) kemik parçalarının arasında dolaşırken öğrendiğim gerçekle 20 yıl sonra nasıl yüzleşebilirim ki. Katledilip toplu mezarlara gömülen insanların cesetlerini kimlikleri tespit edilemesin diye parçalara ayıran zihniyetin Müslümanlara olan öfkesini neyle ifade edebilirim. Savaş öncesi ikiyüze yakın hanesi olan ama şimdi otuzaltı insanın yaşadığı Lyeskovik köyünü anlatsam anlayabilirmisiniz? Sırbistan’a 200 mt mesafede ki bu köy katliamdan sonra Sırp entitesi sınırlarına dahil edilmiş yolları berbat, kurşun değmemiş binası olmayan bir köy. Kurulduğundan beri bu köye ayak basan ilk Türklerdik ama 9 yaşında ki Leyla bizimle Türkçe konuşacak kadar çok seviyordu bizleri. Her gidişimde biraz daha yükümün ağırlaştığı bu ülke, insan kalabilmenin erdemlerini barındırıyor içinde.Kendime yardım ediyorum sizi bahane ederek. Altın renkli saçlarını umutsuzluğa bağlayan çocuklar gülüyordu ben kente el sallarken. Ve birgün ben de güleceğim bu kent bana el sallarken. O zaman saçlarınızda umutsuzluk değil yıldızlar olacak çocuklar...

Yorumlar

Toplam 8 Yorum Yapılmış

aHspruvlyznjyyl 27-09-2011, 16:25:01
xVevqZJLzDykcWAdxW
Grazi for mkiang it nice and EZ.

Yorumların tamamı için tıklayınız.

 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR

İGMANI DAĞ YAPAN YİĞİTLER

İKİ CİN

Bosna İçin Zor Zamanlar...

Bosna İçin Ezan Vakti

Zorundan Gülmek Kavramı Üzerinden Ekonomi ve Mizah İrdelemesi

Din Üzerinden Sanat Algısına Eleştirel Bir Bakış

Umut

Başakşehir sanat Merkezi

Direnç Dinamikleri (I)

Yangın Kulesi Seyr Fm de

Hangimiz Hayvan?

İki Çan Bir Ezan

Hadi...

Lanet Olsun!!!

Umursamaz Kalpler Korosu

Kaddafi'nin Linç Edilerek Öldürülmesi Üzerine...

Mengene

Sigara Paketinden Çıkan Fil (I-II-III)

Trinidat Tobago'lu Sevgili

Yorgun Doğduk, Dinlenmek İçin Yaşıyoruz.
 

          DUYURULAR

          ANKET

Kendinizi nasıl ifade etmekten mutlu olursunuz?
Etnik kimliğimle
Dinsel Kimliğimle
Toplumsal Statümle
İnsan Olarak

Sonuçları Göster

          Facebook'da Bizi Bulun

 

Copyright © 2010 www.ademtuzcu.com.tr
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz